Sağlık Harcamaları Arttı mı?

Posted by: Sedat Bostan 1 hafta, 5 gün ago

Sağlık hizmetleri için harcanan para, sağlık teknolojilerinin ve hasta bakım tekniklerinin gelişmesiyle önemli rakamlara ulaştı. Sağlık hizmetleri sektörü aynı zamanda ekonomik ve istihdam açısından en önemli sektörlerden biri oldu. Bir yüzyıl önce hekim çantası ile verilen sağlık hizmetleri, bu gün dev bina ve şehirlere dönüştü. Hekim ve hasta bakıcı veya hemşireyle verilen sağlık hizmeti, lisans ve ön lisans düzeyinde 40-50 civarındaki farklı meslek mensubu ile icra edilmekte. Artan sağlık harcamaları, devlet açısından çok önemli bir harcama kalemi haline geldi.

Kullanılan sağlık teknolojilerinin gelişmişliği, sağlık hizmetinin kapsamı ve nüfusun yaşlanması gibi etkenler sağlık harcamalarının büyüklüğünün oluşmasında önemli etkenlerdir. İspanya, İtalya, Yunanistan gibi Akdeniz ülkelerinin cari sağlık harcamalarının GSMH içindeki payı, %8, Hollanda, Almanya, Japonya, Kanada ve Danimarka gibi ülkelerin ise %10 civarında seyrediyor. Bununla beraber sağlık hizmetlerinin verilmesinde kamu ve özel sektörün etkinlik durumu sağlık harcamalarını etkileyen diğer bir unsurdur. Buna en güzel örnek; Sağlık hizmetlerini, kuruluş felsefesi temelinde liberal, yani özel sektör üzerinden yapılandıran ABD’nin sağlık harcamaları GSMH’nın %17’lerine ulaşırken, ABD’den daha iyi sağlık göstergelerine sahip İngiltere’nin sağlık harcamalarının %9 civarında kalmasıdır

Kişi başı sağlık harcamalarını incelediğimizde;  Yunanistan’da 2.200, İspanya’da 3.200, İtalya’da 3.400, Hollanda’da 5.000, Almanya’da 5400 dolar gibi rakamlarla karşılaşıyoruz. Kişi başı sağlık harcaması İngiltere’de 4.100 dolar iken,  ABD’de ise 9.800 dolara (SGP) çıkıyor.

Bu sağlık harcamalarının çoğunluğu devlet bütçesinden, primli sağlık sigortalarından ve bir kısmı da kişiler tarafından cepten karşılanıyor.  Ülkelerin sağlık sistemlerine göre, bu oran %10 ile %44 arasında değişmekte olup, OECD ortalaması %20 düzeyindedir.

Aklımızdaki soru, Türkiye’nin durumu ne? Türkiye OECD ülkeleri içinde GSMH düzeyinde 2017 yılında %4.2 ile sağlığa en az para harcayan ülke konumundadır. Türkiye’nin yıllar içindeki en yüksek değeri 2009 yılındaki %4.7’lik oranıydı. Kişi başı yıllık sağlık harcaması 1.020 dolar (SGP, 2016 yılı rakamı) ile kişi başı sağlık harcaması en düşük olan ülkedir. Ve kişilerin cepten yaptığı sağlık harcaması %17 ile OECD ortalamasının altında bir orana sahiptir. Bununla birlikte hasta memnuniyeti yüksek olan bir ülkedir.

Bu rakamlara bakıldığında sağlık harcamaları açısında, sağlığa çok harcama yapan bir ülke olduğumuz ve sağlık harcamalarının arttığı yönündeki değerlendirmeler doğru değildir. Yaşlı nüfusumuzun yukarıda ifade edilen ülkelerden düşük olması rakamlarımızın düşük olmasında etkili bir faktördür. Fakat sağlık hizmetlerimizin etkinliği ve kalitesi konusunda sorunlarımızın olduğu da bir başka gerçektir.

ABD örneği sağlık sektöründe özel sektörün payının artırılmasının sağlık harcamaları artırabileceğini göstermesi açısından ilginçtir. Elbette önemli olan sağlık harcamaları artırmak değil, önemli olan sağlık hizmetlerinin etkinlik ve kalitesini artırmaktır. Bunun için etkin bir kamusal sağlık yönetimi sistemi geliştirmek, etkinlik ve kaliteye biraz daha para harcamak gerekiyor galiba…

(Not: Rakamlar 2017 Sağlık Bakanlığı istatistik yıllığından alınmıştır.)